Page 15 - kayseriden_kopan_turku
P. 15

BÖLÜM I







            AHMET GAZİ AYHAN VE YILDIZ AYHAN’IN HAYATI



            Ahmet Gazi Ayhan… Yaşadığı süre içerisinde Kayseri türküleri için kaynak olmuş, Kayseri kültürüne, Türk
            kültürüne; gerek bağlaması, gerek o inanılmaz, Allah vergisi sesi ile ve gerek Türk Halk ve Türk Sanat Müziği
            formatında yaptığı besteleriyle çok önemli katkılarda bulunmuş, dünya döndükçe asla silinmeyecek izler
            bırakan bir büyük sanatçı.

            Ona, “Erciyes’ten Kopan Türkü” ifadesi kullanılsa sanırım çok daha yerinde olacak ve çok daha yakışacak.
            Çünkü Onun; tıpkı Erciyes gibi başı dikti. Erciyes, nasıl ki her görenin hayranlığını topluyorsa Ahmet Gazi
            Ayhan’da halen plaklarda kalan sesi ile dinleyenleri adeta büyülüyor. Büyülemeye de devam edecek.

            Milletler kültürleriyle yaşıyorlar. Doğal olarak kültürü oluşturan portreler de, insanın gönlüne, ruhuna kü-
            çücük de olsa bir kulübecik kuran, kederini, sevincini kendi dalında, anlayışında dile getiren, aslında birer
            gönül adamı olan, kendileri gittikten sonra isimleri yadigar kalan sanat adamları denilebilir.

            Ahmet Gazi Ayhan’ı ve kendisi gibi yine Türk Halk Müziği sanatçısı olan eşi Yıldız Ayhan’ı; henüz tele-
            vizyonun olmadığı devirde ve yalnızca Ankara ve İstanbul istasyonu bulunan eski radyolarda dinlediğimi
            hatırlıyorum. İşte o cızırtılı, lambası ısındıktan sonra ancak sesi duyulabilen eski radyolarda ne zaman; “   15
            Yarim İstanbul’u Mesken mi Tuttun” ya da “Gesi Bağlarında Dolanıyorum/ Yitirdim Yarimi Anam Aranıyorum”
            türküleri çalınsa rahmetli babamın heyecanlandığını, yerinden şöyle bir doğrulup:
            “Ahmet Gazi Ayhan bu. Hemşerimiz. Sese bak sese. Hey! Kurban olduğum Allah! Nasıl ses vermiş öyle. Hanımı da
            Yıldız Ayhan.” ifadesiyle gururlandığını da hatırlıyorum.
            Bizim jenerasyon ya da biz yaştakiler biraz da Onun ve eşi Yıldız Ayhan’ın sesi ile ve onların türkülerini
            dillerinden düşürmeyen Kayserili yerel sanatçıların hatta bir an dertlenip, bir an efkârlanıp elini kulağına
            atıp, Kayseri türküleri söyleyenlerin duygularıyla büyüdük, onların ince bir kan şeridi sızan yürek yaralarına
            şahit olduk sanki.
            Kadere bakın ki aradan çok uzun yıllar geçti ve bir gün Kayseri toprağının yetiştirdiği bu büyük sanatçının
            kendisi ile olmasa da, o cızırtılı taş plaklarda sesini dinlediğim eşi Yıldız Ayhan’ı yakından tanıma, tanışma
            fırsatı dahası Onun evine misafir olma belki de en güzeli Onun hatıralarını dinleme fırsatı buldum.
            2011 yılıydı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı “ Kayseri Sanatçılarına
            Sahip Çıkıyor” adı altında bir proje hazırladı ve daha sonra da hayata geçirerek Kayseri’yi, türkülerini yurt
            genelinde tanıtan, sevdiren, ünlü olmasına zemin hazırlayan değerlerine az da olsa vefa borcunu ödedi.
            İşte bu proje doğrultusunda yine aynı yıl içinde ilk olarak Kayseri’de Ahmet Gazi ve Yıldız Ayhan için bir sanat
            gecesi hazırlamak dolayısıyla gerekli dokümanları temin etme amacıyla yollara düştük. Kayseri Büyükşehir
            Belediyesi Konservatuar eski Müdürü Burhan Surluev’in ve benim yol boyunca duyduğumuz heyecanı nasıl
            ifade edilebiliriz bilemiyorum.
   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20