Page 102 - Kayseri İmari Ve Mekansal Gelişimi
P. 102
102 Dördüncü Bölüm
- Enerji temini, kataner, sinyalizasyon, haberleşme ve kontrol sistemleri vb.
işler için her türlü imalat, tesisat ve montaj işleri,
- Bakım ekipmanının temini ve montajı işleri,
- Uzunluğu asgari 30 metre, azami 33 metre bu uzunluğun asgari % 70’i al-
çak tabanlı, her iki yönde kumanda kabinli ve genişliği 2.65 mt. olan 22 adet raylı
sistem aracının imalatı, iş yerine teslimi ve işletmeye alınması,
- İdare personelinin raylı sistem işletmesi ile bakım ve onarımı konularında
eğitilmesi hususları dâhil, yaklaşık 17,5 km uzunluğunda, tamamen hemzemin
ve 28 adet istasyon içeren raylı taşıma sistemi inşaatının yapımını kapsamakta
idi. İşin geçici kabulünden sonraki 365 günlük süre içinde idareye raylı sistem
işletmesinde teknik destek sağlanması da ihalenin şartlarından birisi olarak yük-
lenicilere ihale dokümanının içerisinde bildirildi.
99.951.572,20 Euro’luk ihale bedelinin 24.845.554,65 Euro’luk bina ve in-
şaat işleri kısmı ile 25.331.017,58 Euro’luk elektro-mekanik işleri Yapı Merkezi
tarafından 49.774.999,96 Euro’luk araçlar kısmı ise AnsaldoBreda firması tara-
fından gerçekleştirilmek üzere 17.09.2004 tarihinde konsorsiyum ortakları ile
sözleşme imzalanarak 21.09.2004 tarihinde Sayıştay Başkanlığı tarafından ihale
tescil edildi.
Niçin Raylı Sistem?
19. Yüzyılın ortalarında batı ülkelerinde buharlı trenin uzak mesafe yolcu
ve yük taşımacılığında yaygın olarak kullanılmaya başlaması ile birlikte, geniş
alanlara kurulmuş olan Avrupa şehirlerinde şehir içi ve yakın çevresindeki yerle-
şimlere yolcu taşımacılığında da raylı sistemler kullanılmaya başlandı. Yüzyılın
sonlarında Paris, Londra gibi büyük Avrupa şehirlerinde, yoğun nüfusun kent içi
ulaşımını köklü bir şekilde çözmesinden ve şehir merkezlerine kadar rahatça gi-
rebilme imkânı sağlamasından dolayı bu sistemlerle konforlu çözümler üretildi.
Aynı yıllarda batıdaki bu gelişmeleri yakından izleyen Osmanlı ve Cum-
huriyet yönetimleri şehirlerarası taşımacılıkta olduğu gibi, şehir içi yolcu taşıma-
cılığında da bu sistemleri kullanmak üzere büyük çabalarla, teknoloji transferle-
rine yöneldi. Hicaz demir yolu projesi ve Anadolu’da bugün halen kullanılmakta
olan birçok demiryolu hattı Osmanlının son dönemlerinde ve Cumhuriyetin ilk
yıllarında gerçekleştirildi. Aynı yaklaşımla İstanbul Karaköy’le Taksim arasında-
ki “tünel” olarak bilinen ilk kent içi raylı sistem projesi 1890’lı yıllarda Sultan
Abdülhamit tarafından Belçika’nın Tractebel firmasına ( hem proje, hem yapım
işi) yaptırıldı.
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Eskişehir ve Adapazarı’nda kurulan
fabrikalarda Devlet Demir Yolları işletmesi için araç üretimine başlandı. Bu yıl-