Page 93 - Kültepe Kaniş
P. 93
Ekonomi ve Ticarî Hayat | Tarım ve Hayvancılık
Kaniş tarlalarında yetiştirilen ürünlerin başında buğday (aršatum, kibtum) ve arpa
(še’um) başta gelmektedir. Metinlerde hububat karşılığında kullanılan uṭṭuṭum alınıp
satılıyor, borç olarak veriliyor veya alınan borç paraya karşılık faiz olarak ödeniyordu.
Aşşur-nādā adlı tüccarın Kaniş’teki Anadolulu eşi şişahşuşar’a yazdığı mektubunda,
“Niçin sen Kutubiş’in bana verdiği 20 çuval buğday ve 15 çuval arpadan başka (burada) hiçbir
şey yok diyorsunı İlī-işar ve Haluba’nın şana’ya götürdüğü 40 mina orak (ve) 2 ½ mina kalay
neredeı” diye sormaktadır.
99
Yerli halk hububatı ölçmek için “ülkenin kabı” (karpat mātim) denilen bir hacim ölçüsü
kullanıyordu. Yerlilere ait birçok senette borcun “hasat zamanında (ina harpim)”,”orak
tutma zamanında (ina şibit nigallim)”, “hububatın dolgunlaşması zamanında (ina kubur
uṭṭatim)”, “(tarlanın) sürülmesi zamanında (ina itti erāšim)” ödeneceği gibi ziraî tâbirler
kullanılması, halkın çoğunun çiftçilikle uğraştığını göstermektedir. Bazı senetlerde
de borcun “bağ bozumunda” (ina qitip kirānim) ödeneceğinin belirtilmesi, Kaniş’te üzüm
bağlarının bulunduğunu gösterir. Bu bağlar bugün de olduğu gibi Kültepe çevresindeki
dağ eteklerinde yetiştirilmiş olmalıdır.
“Üzüm” karşılığındaki kirānum/karānum Sami dillere mahsus bir sözdür ve “asma/ü-
züm çubuğu” ve “şarap” için de aynı söz kullanılmaktadır. Hitit metinlerinde de bu üç
sözün karşılığı olarak bir kelime (wiyana) kullanılmaktadır.
100
Çiviyazılı kaynaklar Eski Anadolu ekonomisinde bağcılığın ve şarapçılığın önemli
bir yerinin olduğunu göstermektedir. Hitit metinlerinde 12 çeşit şaraptan söz edilmek-
tedir. Asur Ticaret Kolonileri ve Hitit devirlerinde saraylarda bağlardan ve şarapla
101
ilgili işlerden rabi kirānim unvanlı yüksek memur sorumluydu. Hitit Kanunlarının altı
maddesinde bağlarla (Sumerce ideografik yazılışıyla gišGEŠTİN veya gišKİRİ6.GEŠTİN)
ilgili hükümler bulunmaktadır. Zile-Maşat’ta bulunmuş iki Hititçe mektupta olgun-
102
laşmış üzümlerin kesilmesinden söz edilmektedir. 103
Adı günümüze kadar değişmeden gelmiş olan Karkamış’ta M.Ö. 1750’lerde hüküm
sürmüş olan Aplahanda, Mari kralı Yasmah- Addu’ya yazdığı bir mektupta (ARM 5, 13),
Mari kralına 50 küp şarap ve 50 küp bal gönderdiğini bildirmektedir.
99 VS 26, 19: mì-šu ša um-ma a-tí-ma e-lá 20 na-ru-uq GİG ù 15 na-ru-uq še-im ša Ku-tù-bi4-iš i-dí-
5
6
8
7
9
na-ni-ma ša-ni-um lá-šu a-li 40 ma-na ni-ga-lu 2 ½ ma-na AN.NA ša a-na Ša-na-a Ì-lí-šar ù
13
14
12
15
10
11
Ha-lu-ba ub-lu-ni…. (M.T. Larsen 2002, Nr. 54).
16
100 “wiyana” sözünün diğer Hint-Avrupalı dillerde çok yakın benzerleri bulunmaktadır (Latince vinum,
Fransızca vin, İngilizce wine, Almanca Wein). Bkz. S. Alp 1999, s. 67.
101 Bkz. S. Alp 1999, s. 69.
102 F. Imparati 1992, Mad. 101, 104, 105, 108, 113 ve 119.
103 S. Alp 1999, s. 69.
93